17.6.15

Etkilenmek mi?


'Etkilenmek' sözcüğünün şu an'a kadar ki hayatımda gerçekten hakkını verdiğim sayılı an'lardan biri bu atölye/müze'ye girdiğim an.

Alessandro Dari ;yaşayan gerçek bir sanatçı.Aynı zamanda ;eczacı ve heykeltraş.
İçeride tüylerim diken diken inceledim her bir eserini.Eser derken; şu an'a kadar görmediğiniz detayda ve hayal gücünde takılar. 'Takı tasarımcısı' değil,dersem hakkını verememiş olurum.Öyle muhteşem işler yapmış ve yapıyor ki büyülenmiş olarak çıktım desem gerçekten abartmış olmam ve diyorum da.

Floransaya gittiğinizde bi kere mutlaka 3 gün ayırın bu şehire.Küçük olması 1-2 gün de gezip bitirilebileceği anlamına gelmiyor.Bir şehir sadece müzelerinden ibaret değildir,hele böyle şehirler.Ruhuna inin,yaşayın.
Ve burayı mutlaka ziyaret edip kendisini canlı canlı görün derim.Yaşayan çok değerli çok farklı bir sanatçı,saygı duyulası. 

Yaptığı tek bir yüzükteki detaylardan 50 yüzüğe malzeme çıkar o kadar müthiş!

İlk kez Melis götürdü beni,o keşfetmiş. Benim vakti zamanında keşfedememiş olmamın nedeni ise; michelangelo tepesine hep aynı yol'u izleyerek gidiyor olmammış,üzüldüm.Eskiden daha tekdüze yaşıyormuşum demek ki. Oysa çok daha önce kesfetmiş olmak isterdim.Hep bildiğimiz yoldan gitmek bizi sıradan,sıkıcı bir hale getirip aynılaştırmaktan başka birşeye yaramıyor.
Via San Niccolo 115/r 


İçeride fotoğraf çekmek yasak,zaten girerken herşeyi çantama koymuştum ben,çekenler de uyarıldı haklı olarak.Benim özenle dikkat ettiğim bir noktadır böyle yerlerde fotograf çekmemek,kimileri çok umarsız davranıyor,sanat saygıyı en çok hakeden şeylerdendir oysa,bilmiyorlar.


***
Ve  sokaklarda meraklı biri




Alkali'yle tanıştım!

Yine blog okumayıp blog'a yazmadığım günlere merhaba! 

Çok meşgul müsün derseniz hayır çok meşgul değilim.


Sağlıklı beslenmeye kaldığım yerden devam edip aynı zamanda da aktif bir yaşam sürmeye çalışıyorum sadece,ki bu ikisi gerçekten vakit isteyen şeyler.Ben de boşluğumdan yararlanıp ikisinin de hakkını verdiğimi düşünüyorum.
Hatta bir süre sonra  'before/after'  yapmak istiyorum.Belki bir video bile çekebilirim şu an için emin olamıyorum ama..

Bu arada reformer'a başladım,çok keyifli ! 
Yürüyüşe devam ;dışarı çıkıp düşüne düşüne yürümek inanılmaz iyi geliyor tavsiye ederim,kafayı çok boşaltıyor.

Alkali Diyet kitabını bitirdim,birkaç gündür ona göre hareket ediyorum.Su'yu alkali içmeye her daim özen göstereceğim ,muhtemelen diğer detaylara da..Çünkü herşeyi detaylarla açıklayıp çok güzel bilgiler veren bir kitap..Başta biraz sıkıldım itiraf etmek gerekirse, görsel algısı daha kuvvetli biri olarak fazla bilimsel detay vardı (olması gerektiği gibi).
Ama sayfa atlamadan ,bırakmadan devam ettim.(tebrikler ecem büyük iş)

Floransa'dan son bir post var yolda..




 Jacket:Zara(old) - Jumper:Asos

27.5.15

Milano'da 2


Milano'ya gittiğimde en çok keyif aldığım iki şey var ;
İlki;
Corso Como caddesi.

Genelde duomo'dan yürüyerek moscova üzerinden geçip ulaşabileceğim bir yürüyüş rotası ile gidiyorum.Önceden Moscova civarında otururken corso como caddesi komşu gibiydi,güzeldi.. 
10 Corso como mağazası da çok keyifli ama ona gitmeden önce uğrayıp içinden 1 saat çıkamayacağınızı garanti edebileceğim bir adres hemen aşağıda fotografta görünen High-Tech.Ev'e dair herşey,harika birçok şey!
Diğeri kesinlikle Sempione parkı.
Her sabah içinden geçerek okula gittiğim günleri hatırlatmasının verdiği tatlı hüzün haricinde harika bir parktır,bi piknik yapmak şart.
Biz marketten atıştırmalık birkaç şey alıp kendimizi attık çimlere..Güzeldir sempione.

Park fakiri canım ülkemden sonra şaşkın ördek misali çimlerde koşturan ben ;








22.5.15

Yüz milyon gülücük!


Hava bir öyle bir böyle ; o bile ne yapacağına kararsızken ben de evden çıkarken binbir şekile giriyorum.

 Dar, ince kumaşlı olan bu pantolonu giyerken istemsizce oluşan 'popo kapatıcı'  birşey giyme isteğim ile t-shirt üstüne yelek giyip çıkmak için havanın fazla serin olması birleşince ortaya böyle bir durum çıktı açıkçası.İtiraf mı itiraf :)

Sadece yelek ile üşüme ihtimalim de yüzde iki yüz olunca ben de bu ara göz bebeğim olan gülen yüzlü ceketimi kaptım hemen.

Yaklaşık iki ay olucak eminönünden armaları alalı ama hala birini kullanabildim.Kararsızlık ne fena şey,aman kararsız olmayın :) 

Biraz ilginç bir yer oldu farkındayım ama içimden ilk geçen yer tam da bu noktaydı; ilk düşündüğümüz şey hep en iyisi oluyor ,deneyin farkı görüceksiniz..


*
Armalarımı eminönünde istanbul aksesuardan aldım,üst katına çıkıp arma sepetinde kaybolun tavsiye ederim,aa bir de haftasonu gitme yanlışına düşmemeye çalışın derim malum eminönü haftasonu bir başka kalabalık.

Buharsız ütü ile ütüleyerek yapıştırdım,yıkandığında dahi çıkmadığını söylediler henüz denemedim.
**
Fotograflar hem telefonla hem de aksamüstü çekildiği için çok iyi değil ama bir an önce paylaşmak istediğim için dayanamadım.



 Jacket,jean:Topshop / Vest:Mango(last season) /Clutch:Mehry Mu / Sunglasses:Persol